İcra Hukuku

Konkordato Nedir?

Konkordato, borçlarını ödeyememe tehlikesi altındaki borçlunun alacaklılarla anlaşarak faaliyetini sürdürmesini amaçlayan bir yoldur.

  • Abdulkadir Boğaz
  • 14 dk okuma süresi

“Doğru bilgi, doğru adımın başlangıcıdır.”

M.K. Atatürk
Konkordato süreci ve mühlet

Konkordato, borçlarını vadesi geldiğinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlunun, mahkeme denetiminde alacaklılarla anlaşarak borçlarını yapılandırmasını sağlayan bir kurumdur. Amaç çoğu zaman işletmenin ayakta kalması ve alacakların daha düzenli tahsilidir. İflas ile aynı şey değildir.

Bu yazı genel bilgilendirmedir. İcra takibi için icra takibi yazısına bakabilirsiniz. Somut dosyada mali tablo gerçekliği, proje uygulanabilirliği ve alacaklı kompozisyonu sonucu değiştirir; kesin kabul veya süre garantisi verilmez.

Konkordato nedir?

Konkordato ile borçlu, ödeme projesi sunarak alacaklıların kabulü ve mahkeme onayıyla borçlarını yeniden yapılandırmayı hedefler. Süreç boyunca belirli takipler sınırlanabilir. Bu koruma, kötüye kullanmaya açık olabileceği için mahkeme ve konkordato komiseri denetimi vardır.

Kurumun özü, “borçları silmek” değil; ödenebilir bir plan çerçevesinde alacaklıları ikna etmek ve işletme değerini korumaktır. Gerçekçi olmayan indirim vaatleri veya gizlenen malvarlığı, sürecin reddine veya sonra iflasa yol açabilir. Bu nedenle konkordato, son çare gibi görünse de aslında erken mali teşhis gerektiren bir yoldur.

Konkordato türleri ve uygulama şartları kanuni çerçeveye tabidir. Geçici mühlet, kesin mühlet, alacaklılar toplantısı ve tasdik aşamaları birbirinin devamıdır. Bir aşamadaki eksiklik sonraki aşamayı da zayıflatır. Komiser raporları, mahkemenin değerlendirmesinde merkezi rol oynar.

Kahramanmaraş’taki KOBİ’ler için nakit akışı krizi, tedarik gecikmesi veya büyük bir alacağın tahsil edilememesi dönemlerinde konkordato gündeme gelebilir. Ancak her nakit sıkışıklığı konkordato ile çözülmez; bazen yeniden yapılandırma, varlık satışı veya kontrollü küçülme daha uygun olabilir. Erken mali ve hukuki danışmanlık, yanlış yol seçimini önler.

Kimler başvurur?

Ticari işletmeler ve şartları oluşan borçlular başvurabilir. Başvuruda mali tablolar, alacaklı listesi, konkordato ön projesi, varlık listesi ve bağımsız denetim/rapor unsurları gibi belgeler sunulur. Eksik veya gerçek dışı belgeler talebin reddine yol açabilir.

Başvuru öncesi en kritik soru şudur: İşletme, mühlet koruması altında gerçekten toparlanabilir mi? Ciro düşüşü geçici mi, yapısal mı? Teminatlı alacaklıların oranı nedir? Stok, alacak ve sabit kıymetler nakde çevrilebilir mi? Bu sorulara dürüst cevap verilmeden hazırlanan proje, hem mahkemede hem alacaklılar nezdinde inandırıcılığını kaybeder.

Ortaklar, kefiller ve grup şirketleri ilişkisi de önemlidir. Şirket konkordato ilan ederken ortakların kişisel kefaletleri devam edebilir. Bu ayrım, alacaklı stratejisini ve borçlu planını etkiler. Başvuru dilekçesinde borçlunun kimliği, merkez adresi ve yetkili organ kararları usule uygun belgelenmelidir.

Süreç aşamaları

Geçici mühlet, kesin mühlet, proje hazırlığı, alacaklılar toplantısı ve tasdik aşamaları izlenir. Her aşamada süreler ve raporlar kritiktir. Komiser, işletmenin mali durumunu inceler; alacaklılara bilgi verir ve mahkemeye rapor sunar.

Mühlet sırasında borçlunun tasarruf yetkisi sınırlanabilir. Yeni borçlanma, teminat verme ve mal satışları denetim altındadır. Bu kısıtlar, işletmeyi korurken aynı zamanda alacaklı mal kaçırma riskini azaltmayı amaçlar. Yetkisiz tasarruflar geçersizlik veya sorumluluk tartışması doğurabilir.

Alacaklılar toplantısında proje oylanır. Kabul için aranan nisap ve çoğunluk kuralları kanuni çerçeveye göredir. Teminatlı ve teminatsız alacaklıların konumu farklı olabilir. Tasdik aşamasında mahkeme, projenin dürüstlük ve uygulanabilirlik şartlarını değerlendirir. Tasdik sonrası proje bağlayıcı hale gelir; ihlalde yaptırımlar gündeme gelebilir.

Süreç boyunca icra takiplerinin durumu, hacizlerin akıbeti ve ihtiyati tedbirler dosyaya özgü incelenir. Alacaklıların pasif kalması, oy ve itiraz haklarının zayıflamasına yol açabilir. Borçlu taraf ise komiserle işbirliğini aksatmamalı; bilgi gizleme şüphesi sürecin en hızlı çökerten unsurlarından biridir.

Alacaklı hakları

Alacaklılar alacaklarını bildirmeli, itirazlarını süresinde yapmalı ve proje oylamasına katılmalıdır. Teminatlı/teminatsız alacak ayrımı oy ve tahsil sırasını etkiler. Pasif kalmak, hak kaybına yol açabilir.

Alacak kaydında dayanak belgeler (fatura, sözleşme, senet, kredi sözleşmesi, ipotek/rehin) eksiksiz sunulmalıdır. Borçlunun bildirdiği tutara itiraz edilecekse gerekçe somut olmalıdır. Sahte veya şişirilmiş alacak iddiaları, sürecin güvenilirliğini bozar ve cezai boyuta taşınabilir.

Haciz ve takip ilişkisi için icra ve iflas hukuku çerçevesi dikkate alınmalıdır. Konkordato koruması varken hangi takiplerin devam edebileceği, teminatın paraya çevrilmesi ve rehinli alacaklıların konumu teknik konulardır. Alacaklı, yalnızca “konkordato ilan edildi, hiçbir şey yapılamaz” varsayımıyla hareket etmemelidir.

Uzlaşma veya proje dışı özel anlaşmalar gündeme gelirse, diğer alacaklılara eşitlik ilkesi ve açıklık bakımından dikkat edilmelidir. Gizli ayrıcalıklar, tasdik riskini artırır. Şeffaf müzakere, uzun vadede tahsil ihtimalini yükseltebilir.

İflastan farkı

İflas, borçlunun tasfiyesine yönelik daha ağır bir yoldur. Konkordato ise uygun dosyalarda faaliyetin devamını ve yapılandırmayı hedefler. Konkordato başarısız olursa iflas gündeme gelebilir.

İflasta alacaklılar çoğu zaman tasfiye payı üzerinden tahsil umarken; konkordatoda işletmenin devam eden gelirinden daha yüksek tahsil beklentisi oluşabilir. Bu beklenti, ancak gerçekçi proje ve dürüst yönetimle mümkündür. “Zaman kazanmak” amacıyla açılan konkordato dosyaları, alacaklı güvenini tüketir ve iflası hızlandırabilir.

İflas erteleme gibi eski kurumlarla karıştırılmamalıdır. Güncel konkordato rejimi kendi şartları, mühletleri ve denetim mekanizmasıyla işler. Yanlış nitelendirme, hem başvuru stratejisini hem de alacaklı savunmasını bozar.

Konkordato projesi ve mühlet

İyi bir konkordato projesi; borç listesini, ödeme takvimini, indirim oranlarını, işletme sermayesi ihtiyacını, varlık satış planını ve varsayımları açıkça yazar. Belirsiz vaatler (“ileride düzelecek”) yeterli değildir. Nakit akışı projeksiyonu, satış tahminleri ve maliyet düşürme adımları somut olmalıdır.

Geçici mühlet, hızlı koruma sağlayan ilk dönemdir; kesin mühlet ise projenin olgunlaştığı ve alacaklı iradesinin şekillendiği dönemdir. Mühlet uzatmaları istisnaidir ve gerekçeye bağlıdır. Mühleti yalnızca “nefes almak” için kullanıp işletmeyi iyileştirmemek, komiser ve mahkeme nezdinde olumsuz izlenim yaratır.

Proje hazırlanırken çalışan alacakları, kamu alacakları ve teminatlı krediler özel dikkat ister. Bu kalemlerin yanlış sınıflandırılması oylama ve uygulanabilirlik tartışması doğurur. Ayrıca tedarikçilerle ilişki kesilirse işletme ayakta kalamaz; bu nedenle operasyonel süreklilik planı da projenin parçası olmalıdır.

Borçlu ve alacaklı açısından riskler

Borçlu açısından en büyük risk, gerçeğe aykırı mali tablo sunmak veya mal kaçırmaktır. Bu durum hem talebin reddine hem de kişisel sorumluluk tartışmalarına yol açabilir. İkinci risk, mühlet içinde disiplinsiz harcama ve yeni borçlanmadır. Üçüncü risk, ortakların şirketten kaynak çekmeye devam etmesidir.

Alacaklı açısından risk, sürece hiç katılmamaktır. Alacak bildirmemek, oylamaya gitmemek veya itiraz süresini kaçırmak tahsil imkânını zayıflatır. Tersine, yalnızca reddetme refleksiyle hareket edip uygulanabilir bir projeyi boşa çıkarmak da uzun vadede daha düşük tahsile neden olabilir. Dosya dosya ölçülmelidir.

Pratikte başarılı konkordato, erken başvuru, şeffaf belge, gerçekçi proje ve alacaklılarla dürüst iletişim üzerine kurulur. Geç kalınmış, stokları erimiş ve güveni tükenmiş dosyalarda konkordato mucize yaratmaz. Bu nedenle nakit krizinin ilk sinyallerinde hukuki-mali değerlendirme yapılmalıdır.

Alacaklı ve borçlu için stratejik notlar

Borçlu taraf konkordatoyu yalnızca süre kazanma aracı gibi kullanırsa hem red riski artar hem ticari itibar zedelenir. Gerçekçi nakit planı, tasarruf tedbirleri, varsa varlık satışı ve şeffaf alacaklı listesi olmadan mühlet almak sorunu ertelemekten öteye geçmez. Çalışan alacakları, kamu borçları ve teminatlı krediler özel hassasiyet taşır; bunlar projede muğlak bırakılmamalıdır.

Alacaklı taraf ise mühlet döneminde pasif kalmamalıdır. Alacak bildirimi, itiraz ve oylama takvimini kaçırmak, aleyhe sonuç doğurabilir. Proje değerlendirilirken “kâğıt üzerindeki iyimserlik” ile iflas senaryosundaki tahsil oranı karşılaştırmalı yapılmalıdır. Bazen düşük ama planlı tahsilat, uzun iflastan daha rasyoneldir; bazen de proje inandırıcı değildir.

Tedarikçilerin peşin çalışmaya dönmesi işletme nakitini zorlayacağı için mühlet döneminde operasyonel plan ile hukuki plan birlikte yürütülmelidir. Komiser raporları ve mahkeme ara kararları yakından izlenmeden “koruma var” diye rahatlamak yanlıştır.

Mühlet sonrası ve tasdik riskleri

Geçici veya kesin mühlet alınması, konkordatonun başarısı demek değildir. Asıl eşik, uygulanabilir projenin alacaklılarca kabulü ve mahkemece tasdikidir. Tasdik sonrası ödeme planına uyulmaması yeni kriz doğurur. Bu nedenle mühlet döneminde yalnızca hukuki korumaya değil, nakit disiplini ve operasyonel küçülmeye de odaklanılmalıdır.

Alacaklılar toplantısı öncesi proje metni, sınıflandırma ve oy hesapları dikkatle okunmalıdır. Teminatlı alacak ile teminatsız ticaret alacağı aynı sepette değerlendirilmemelidir. Red halinde iflas veya klasik takip riski yeniden gündeme gelir; alternatif senaryo peşinen hazırlanmalıdır.

Konkordato komiserinin raporları, alacaklıların oy kararını etkiler. Raporlarda işletmenin yaşayabilirliği, proje gerçekçiliği ve malvarlığı tespiti yer alır. Alacaklılar raporu okumadan oy kullanırsa menfaatlerini koruyamayabilir. Şüpheli alacak kayıtları ve ilişkili taraf işlemleri özellikle incelenmelidir.

Mühlet sırasında borçlunun olağan işletme faaliyetleri ile olağandışı tasarrufları ayrılır. İzinsiz veya komiser onayı dışındaki kritik işlemler sonra iptal veya sorumluluk konusu olabilir. Çalışan ücretleri, kritik tedarik sözleşmeleri ve kamu borçları yönetilirken şeffaflık şarttır.

Alacaklılar toplantısında oy kullanmadan önce projedeki kesinti oranı, vade ve teminat paketi rakamlarla karşılaştırılmalıdır. “Biraz tahsil ederiz” yaklaşımı yerine, iflas senaryosundaki muhtemel tahsilat ile konkordato tahsilatı kıyaslanmalıdır. Bu kıyas, oy kararını somutlaştırır. Rehinli alacaklıların konumu ayrı olduğu için sınıf ayrımı göz ardı edilmemelidir.

Sonuç

Konkordato, doğru zamanda ve gerçekçi projeyle kullanıldığında hem borçlu hem alacaklılar için çözüm aracı olabilir. Bu yazı genel bilgilendirmedir.

İletişim üzerinden değerlendirme talep edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Konkordato iflas mıdır?

Hayır. Konkordato, iflastan farklı olarak borçların yapılandırılması ve işletmenin devamı amacını taşıyabilir.

Geçici mühlet ne işe yarar?

Geçici mühlet, konkordato talebi sonrası belirli koruma sağlayan ilk dönemdir.

Alacaklılar ne yapabilir?

Alacak kaydı, itiraz ve proje oylaması gibi hakları kullanabilir.

Her şirket konkordato ilan edebilir mi?

Şartları ve belgelerle mahkemeye başvurulur; her talep kabul edilmez.

Konkordato reddedilirse ne olur?

Dosyanın durumuna göre iflas veya diğer takip yolları gündeme gelebilir.

Unutmayın

Her dosya kendine özgüdür. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için profesyonel değerlendirme gerekir. Ücretsiz ön görüşme için iletişime geçebilirsiniz.

Randevu Al Hukuki sürecinizde doğru adımı birlikte planlayalım.
Randevu Al →
Bu yazıyı paylaşın:
Av. Abdulkadir Boğaz
Av. Abdulkadir Boğaz Avukat & Hukuk Danışmanı

Kahramanmaraş’ta bireysel ve kurumsal müvekkillere profesyonel hukuki destek sunuyorum.

in ig @
WhatsApp